Orta Doğu’daki gerilim ve çelişkili açıklamalar küresel piyasalarda belirsizliği artırarak tahvil faizlerinde yükselişe neden oluyor. Enflasyon endişeleri merkez bankası politikalarını etkiliyor.
Orta Doğu’daki çatışmalar ve artan tansiyon, küresel piyasalarda belirsizliği artırarak tahvil faizlerinde yükselişe neden oldu. ABD Başkanı Donald Trump ve İranlı yetkililerden gelen çelişkili açıklamalar, bölgedeki gerilimin süreceği endişelerini güçlendirdi.
Trump’ın İran’a yönelik bazı yaptırım kararlarını ertelemesi ve müzakerelerin iyi gittiği yönündeki açıklamalarına rağmen, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların aksama ihtimali petrol arzına yönelik korkuları canlı tutuyor. Bu durum, enerji arzındaki kırılganlığı artırarak petrol fiyatlarında yukarı yönlü risk primini koruyor.
Yüksek seyreden petrol fiyatları, küresel enflasyon risklerinin artabileceği imasını taşıyor. Bu öngörüler, merkez bankalarının gelecekte sıkılaşma adımları atabileceği beklentilerini güçlendiriyor. Analistler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yılın kalan toplantılarında faiz oranlarını sabit tutabileceğini, ancak ekim ve aralık toplantılarında faiz artırımına gidebileceğini öngörüyor.
Devam eden enflasyon endişeleri ve Fed’in şahin duruşunu sürdürme beklentisi, tahvil piyasalarında satış baskısını artırıyor. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, son haftalarda gösterdiği yükseliş eğilimini sürdürerek yaklaşık 8 ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Tahvil faizlerindeki artış, tahvil fiyatlarındaki düşüşü ve tahvil satışlarındaki artışı işaret ediyor.
Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu kötüleştirebileceğini ve bu durumun fiyat istikrarı ile tam istihdam hedeflerine ulaşmada zorluk yaratabileceğini belirtti. Jefferson ayrıca, tüketici ve işletme harcamalarında yavaşlama görülebileceğini ifade etti.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Orta Doğu’daki gerilimin enerji fiyatlarını etkilemesi ve tedarik zincirlerini aksatması nedeniyle 2026 yılı büyüme tahminini korusa da, bu oranın önceki yıla göre düşüş göstermesi bekleniyor. OECD, 2027 yılı büyüme öngörüsünü ise hafifçe aşağı yönlü revize etti.
Dolar endeksi ve Brent petrol kritik seviyelerini korurken, altının ons fiyatında artış gözlemleniyor. Brent petrolün varil fiyatı ise çatışmaların kısmen yatışmasıyla bir miktar düşüş gösterse de risklerin devam etmesi fiyat hareketlerini sınırlıyor.
Makroekonomik veri tarafında, ABD’de işsizlik maaşı başvuru sayısının beklentilerin altında kalması dikkat çekti. Bu gelişmelerin etkisiyle ABD borsalarında karışık bir seyir izlenirken, Avrupa borsaları Orta Doğu’daki gelişmelerin yarattığı baskılarla negatif bir kapanış yaptı. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz politikalarına yönelik beklentilerde de değişiklikler gözlemleniyor.
Avrupa Birliği ve ABD arasındaki ticaret anlaşmasının onay sürecinde ilerleme kaydedilirken, tarife hükümlerinin hayata geçirilmesine yönelik adımlar atılıyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Orta Doğu’daki savaşın ağır sonuçları olduğunu vurgulayarak tırmanıştan kaçınılması gerektiğini belirtti.
Asya borsaları ise Orta Doğu’daki gelişmeleri takiben karışık bir görünüm sergiliyor. Çin’de sanayi karlarındaki artış, ülkede deflasyon endişelerini bir miktar azalttı. Ancak ABD’deki teknoloji hisselerindeki satış baskısı Güney Kore borsasına da yansıdı.
Yurt içinde Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi günü düşüşle tamamladı. Dolar/TL ise hafif bir artışla işlem görüyor. Analistler, yurt içinde finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülükleri ile yurt dışında açıklanacak makroekonomik verilerin takip edileceğini belirtiyor.
Ankara Detay, Ankara ve çevresinden güncel haberleri tarafsız, hızlı ve güvenilir bir şekilde okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Siyaset, ekonomi, spor ve yerel gelişmeleri anlık olarak takip etmenizi sağlar.
Yorum Yap