Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, stopajda ne bir artış ne de bir indirim beklentisi olduğunu ve bu konunun gündemlerinde olmadığını belirtti. Küresel ekonomik etkiler ve Türkiye’nin pozisyonu hakkında da açıklamalarda bulundu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, BloombergHT ve HaberTürk ortak yayınında yaptığı açıklamalarda gündeme dair önemli konulara değindi. Şimşek, ne stopajda bir artış ne de bir indirim beklentisi olduğunu ve bu konunun şu anda bir gündem maddesi olmadığını belirtti.
Bölgedeki savaşın küresel ekonomiyi derinden etkilediğini vurgulayan Şimşek, tedarik zincirlerindeki kırılmaların normale dönmesinin aylar sürebileceğini söyledi. Bu durumun küresel enflasyon beklentilerini yükselttiğini ve finansal koşulların sıkılaşmasına yol açtığını aktardı. Şimşek, risk iştahının azalmasının gelişmekte olan ülkelerden fon çıkışını tetiklediğini ve doların güçlendiğini belirtti.
Türkiye’nin şokları yönetme kapasitesinin geçen sene ispatlandığını ifade eden Şimşek, Finansal İstikrar Komitesi’nin aldığı tedbirlerle piyasaların sağlıklı işleyişinin önceliklendirildiğini söyledi. Borsanın dayanıklı çıktığını ve Türkiye’nin gelişmekte olan ülkelere göre daha iyi bir performans gösterdiğini ekledi.
Hayat pahalılığıyla mücadelenin programın özü olduğunu belirten Şimşek, eşel mobil sisteminin devreye sokulmasıyla akaryakıt fiyatlarındaki artışın bütçe üzerinden yönetildiğini açıkladı. Bu sayede rekabet gücü ve enflasyon açısından önemli kazanımlar elde edildiğini ifade etti.
Mevduat ve fonlardan alınan stopajda indirim beklentilerine yönelik soru üzerine Şimşek, herkesten kazandığı ölçüde vergi alınmaya devam edileceğini vurguladı. Özellikle çok kazananlardan daha fazla vergi alınması yönündeki düzenlemelerin süreceğini belirtti. Bu nedenle stopajda ne bir artış ne de bir indirim beklentisi olmadığını, bunun şu anki gündemlerinde olmadığını net bir dille ifade etti.
Vergi borçlarına yönelik yapılandırma taleplerine de değinen Şimşek, zora düşen şirketlere her türlü kolaylığın ve taksitlendirmenin yapıldığını söyledi. Ancak kalıcı bir vergi affı niteliğinde bir yapılandırma arayışının söz konusu olmadığını kesin bir dille belirtti.
Şimşek, Türkiye’nin rezervlerinin güçlü olduğunu ve swap hariç net rezervlerde artı durumda bulunduğunu bildirdi. Rezerv yeterliliğinde geçmiş dönemlere göre daha iyi bir durumda olunduğunu ve IMF’nin tanımına yaklaşıldığını aktardı. Fon akışının tersine hızlı döndüğünü ve ateşkesin devamı halinde rezervlerin eski seviyelere yükseleceğini öngördü.
Hane halkının döviz yerine altına yöneldiğini, döviz talebinin ise geçmişteki şok dönemlerine kıyasla daha düşük seviyelerde kaldığını kaydetti. Reel sektörün açık pozisyonunun bilanço tahribatına yol açabileceği uyarısında bulundu.
İhracatı artırmak için sadece kura odaklanmanın yanlış olduğunu, dış talep esnekliğinin kur esnekliğinden daha güçlü olduğunu belirtti. Zorlanan sektörlere destek verildiğini ve emek yoğun sektörlere yönelik iş gücü desteğinin sürdüğünü hatırlattı.
Savaş nedeniyle enflasyonda yıl sonu için bir miktar bozulma öngördüklerini aktaran Şimşek, Merkez Bankası’nın şokun etkilerini piyasayla paylaştığını söyledi. Orta Vadeli Program’ın (OVP) yılda bir kez yayımlandığını ve her gelişmede rakamların revize edilmediğini belirtti. Mevcut beklentilerin abartılı olduğunu düşündüğünü ifade eden Şimşek, ateşkesin sürmesi ve kalıcı barışın sağlanması halinde piyasadaki beklentilerin düşeceğini öngördü.
Savaşın etkisiyle Türkiye’ye yönelik turist sayısında artış dahi olabileceğini belirten Şimşek, bölgeye gidemeyenlerin Türkiye’yi tercih edebileceğini söyledi. Türkiye’nin bölgesel tedarikçi konumuna işaret ederek, Irak ile ulaşımda ve petrol akışında bir sıkıntı olmadığını, Hürmüz üzerinden dış bağlantının kesilmesi halinde Türkiye’nin önemli bir tedarikçi olacağını vurguladı.
Yeni OVP sürecine ilişkin bilgi veren Şimşek, program revizyonunun resmi olarak eylülde yapılacağını, ancak bu türden savaşların öngörülmesinin mümkün olmadığını belirtti. Devlet olarak maliyet artışını sınırlamak için çaba gösterildiğini ve ticarette istismarcı aracılara karşı önlem alındığını ekledi.
Bakan Şimşek, İFM bünyesinde transit ticaretle uğraşanlara sunulan vergi avantajlarının radikal bir şekilde artırılacağını duyurdu. Küresel transit ticaret üslerinden biri olarak Türkiye’nin konumunun güçlendirileceğini belirtti. Ayrıca, bölgesel yönetim merkezleri için de teşviklerin genişletileceğini ifade etti.
İhracatı ve üretimi önceliklendirdiklerini belirten Şimşek, imalatçı-ihracatçılara yönelik radikal bir vergi indirimi planlandığını açıkladı. Hizmet ihracatını da teşvik ettiklerini, elde edilen gelirin yüzde 80’inin kurumlar vergisinden indirildiğini hatırlattı. Türkiye’yi küresel kaynakların ve fonların yönetildiği bir üsse dönüştürme hedeflerini vurguladı.
Ankara Detay, Ankara ve çevresinden güncel haberleri tarafsız, hızlı ve güvenilir bir şekilde okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Siyaset, ekonomi, spor ve yerel gelişmeleri anlık olarak takip etmenizi sağlar.
Yorum Yap