Boşanma davası sonuçlandıktan yıllar sonra bile nafakayla ilgili yeni bir dava gündeme gelebilir. Tarafların ekonomik durumu zamanla değişir, nafaka alacaklısının ihtiyaçları farklılaşır ya da yükümlünün ödeme gücü daralır. Bu değişiklikler yaşandığında nafakanın artırılması veya kaldırılması davası açmak mümkün hale gelmektedir. Bu yazıda hangi koşulların dava açma hakkı doğurduğu ve sürecin nasıl işlediği anlatılıyor. Nafaka Türleri…
Boşanma davası sonuçlandıktan yıllar sonra bile nafakayla ilgili yeni bir dava gündeme gelebilir. Tarafların ekonomik durumu zamanla değişir, nafaka alacaklısının ihtiyaçları farklılaşır ya da yükümlünün ödeme gücü daralır. Bu değişiklikler yaşandığında nafakanın artırılması veya kaldırılması davası açmak mümkün hale gelmektedir. Bu yazıda hangi koşulların dava açma hakkı doğurduğu ve sürecin nasıl işlediği anlatılıyor.
Boşanma sürecinde üç farklı nafaka türü gündeme gelebilir. Tedbir nafakası dava sürerken tarafların geçici geçimini sağlamak için hükmedilir ve boşanma kararıyla birlikte yerini yoksulluk ya da iştirak nafakasına bırakır. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden geçim sıkıntısına düşen tarafa diğer tarafça ödenen bir nafaka türüdür. İştirak nafakası ise ortak çocuğun eğitim, sağlık ve bakım giderlerine katkı olarak ödenir.
Artırım ya da kaldırım talebinin dayanağı nafakanın türüne göre farklılaşır. Yoksulluk nafakasında bakılan şey tarafların gelir düzeyindeki değişimken, iştirak nafakasında çocuğun büyüyen ihtiyaçları ya da reşit olması gibi ölçütler öne çıkar. Bu yüzden dava açmadan önce hangi nafaka türünün söz konusu olduğunun netleştirilmesi, talebin hangi gerekçeyle kurulacağını da belirler.
Boşanma kararıyla birlikte belirlenen nafaka miktarı sabit kalmaz. Taraflardan birinin ekonomik durumunda belirgin bir değişiklik olduğunda mahkemeden nafakanın yeniden değerlendirilmesi istenebilir. Nafaka yükümlüsünün geliri arttıysa ya da nafaka alacaklısının giderleri yükseldiyse bu durum artırım talebine dayanak oluşturur. Geçim koşullarının zamanla ağırlaşması da mahkemelerce dikkate alınan bir gerekçedir, çünkü ilk belirlenen tutar zamanla ihtiyacı karşılamaktan uzaklaşabilir.
Nafaka türüne göre değerlendirme kriterleri de farklılaşır. Yoksulluk nafakasında taraflardan birinin ekonomik açıdan zor duruma düşüp düşmediği incelenirken, iştirak nafakasında çocuğun eğitim, sağlık ve bakım giderlerindeki değişim öne çıkar. Talep edilecek artış miktarı gelir belgeleri, gider kalemleri ve gerektiğinde tanık beyanlarıyla desteklenir.
Çocuğun yaşının büyümesiyle birlikte okul, kurs, sağlık ve barınma giderlerinin artması iştirak nafakasında sık görülen bir artırım gerekçesidir. Aynı şekilde nafaka alacaklısının sağlık durumunun kötüleşmesi, tedavi giderlerinin ortaya çıkması ya da barınma masraflarının yükselmesi de yoksulluk nafakasında artırım talebine dayanak oluşturabilir.
Mahkeme artırım ya da kaldırım talebini incelerken tek bir belgeye değil, tarafların bütün mali tablosuna bakar. Nafaka yükümlüsünün maaşı, varsa ek gelirleri, malvarlığı ve düzenli giderleri bir arada değerlendirilir. Aynı değerlendirme nafaka alacaklısı için de yapılır, çünkü talep edilen artışın gerçek bir ihtiyaçtan mı yoksa geçici bir dalgalanmadan mı kaynaklandığı bu şekilde ayırt edilir.
Tarafların çalışma kapasitesi de göz önünde bulundurulan unsurlardandır. Çalışabilecek durumda olup çalışmayan bir tarafın bu tercihi, nafaka miktarının belirlenmesinde aleyhine değerlendirilebilir. Mahkeme talep edilen tutarın tamamını kabul etmek zorunda değildir, dosyadaki delillere göre daha düşük bir artışa ya da kısmi bir kaldırıma da hükmedebilir.
Nafaka artırım davası aile mahkemesinde açılır ve davayı nafakayı alan taraf yürütür. Dilekçede önceki nafaka miktarı, geçen süre içinde yaşanan değişiklikler ve talep edilen yeni tutar belirtilir. Mahkeme, tarafların güncel gelir durumunu, varsa yeni gelir kaynaklarını ve genel geçim şartlarını göz önünde bulundurarak karar verir.
Davanın açılabilmesi için belirli bir sürenin geçmiş olması şart değildir, ancak nafakanın belirlendiği tarihten bu yana koşullarda gerçek bir değişiklik yaşanmış olması gerekir. Küçük dalgalanmalar tek başına yeterli görülmeyebilir. Mahkeme somut ve süreklilik taşıyan bir değişim aramaktadır.
Dava sürecinde mahkeme gerek görürse tarafların gelir ve gider durumunu tespit etmek üzere bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Bilirkişi raporu, maaş bordroları, vergi kayıtları ve banka hesap hareketleri gibi belgeler üzerinden tarafların ödeme gücünü ve ihtiyaç düzeyini ortaya koyar. Bu rapor kararın gerekçesinde önemli bir dayanak oluşturur.
Nafakanın kaldırılması davası, ödemeyi yapan tarafın nafaka yükümlülüğünün sona erdirilmesini talep ettiği bir süreçtir. Bu talebin dayanağı olabilecek durumlardan biri nafaka alacaklısının yeniden evlenmesidir. Bu halde nafaka hakkı kendiliğinden ortadan kalkar ve yükümlü bunu mahkemeye taşıyarak resmi olarak sonlandırabilir.
Alacaklının resmi nikah olmaksızın bir başkasıyla fiilen evliymiş gibi birlikte yaşaması da kaldırım talebine konu olabilecek durumlardandır. Aynı şekilde alacaklının kendi geliriyle geçimini sağlayacak bir işe girmesi, yoksulluk halinin sona erdiğini gösteriyorsa nafaka yükümlülüğünün kaldırılması istenebilir.
İştirak nafakasında çocuğun reşit olması, eğitimini tamamlaması veya kendi geçimini sağlayabilir hale gelmesi kaldırım sebepleri arasında sayılır. Nafaka yükümlüsünün işini kaybetmesi ya da sağlık sorunları nedeniyle çalışamaz duruma gelmesi gibi ödeme gücünü ciddi biçimde azaltan gelişmeler de mahkemeye taşınabilecek gerekçelerdendir.
Yoksulluk nafakasında alacaklının vefatı halinde nafaka yükümlülüğü kendiliğinden sona erer, mahkemeye ayrıca başvuru gerekmez. Buna karşılık yükümlünün vefatı durumunda nafaka borcu mirasçılara geçmez, bu da tarafların bu konuda önceden bilgi sahibi olmasını gerektiren bir noktadır.
Fiilen evliymiş gibi birlikte yaşama iddiasına dayanan kaldırım davalarında ispat yükü davayı açan yükümlüye aittir. Bu iddia genellikle tanık beyanları, ortak ikametgah kayıtları ya da sosyal güvenlik kurumu üzerinden tespit edilen ortak yaşam belirtileriyle desteklenir. Tek başına bir iddia yeterli görülmez, mahkeme somut ve sürekli bir birlikteliğin varlığını arar.
Artırım ya da kaldırım davalarında iddiaların somut delillerle desteklenmesi sonucu doğrudan etkiler. Gelir belgeleri, banka kayıtları, sosyal güvenlik kurumu yazıları ve gerektiğinde tanık beyanları mahkemenin karar verirken başvurduğu kaynaklar arasındadır. Delillerin eksik ya da güncel olmaması talebin reddiyle sonuçlanabilir.
Dava süresi dosyanın yoğunluğuna, mahkemenin iş yüküne ve tarafların delil sunma hızına göre değişmektedir. Bu nedenle dava açmadan önce hangi belgelerin gerekli olduğunun ve talebin hangi gerekçeyle ileri sürüleceğinin netleştirilmesi, sürecin uzun vadede daha az sorunlu ilerlemesini sağlar.
Mahkemenin verdiği karara karşı taraflardan her biri kanun yoluna başvurabilir. Karar kesinleşmeden önce itiraz edilmesi mümkündür ve bu süreçte de yeni belgeler ya da gerekçeler sunulabilir. Kararın kesinleşmesinin ardından nafaka miktarı güncellenir ve ödemeler yeni tutar üzerinden devam eder ya da sona erer.
Dava dosyasına eklenecek belgeler talebin niteliğine göre değişir, ancak maaş bordrosu, vergi levhası, kira sözleşmesi, fatura kayıtları ve varsa sağlık raporu gibi belgeler sıklıkla dosyaya sunulur. Nafaka yükümlüsünün yeni bir işe girmesi ya da işini kaybetmesi durumunda bunu gösteren resmi yazılar da mahkemenin değerlendirmesinde belirleyici olur. Sürecin başında hangi belgenin hangi iddiayı desteklediğinin doğru eşleştirilmesi, dosyanın daha sağlam bir gerekçeyle ilerlemesini sağlar.
Nafaka davaları taraflar arasındaki ekonomik dengeyi doğrudan etkilediği için sürecin başında ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerin eksiksiz hazırlanması, talebin reddedilme riskini azaltır. Boşanma ve aile hukuku, nafaka, velayet ile mal paylaşımı davalarında hizmet sunan, İzmir Barosu’na bağlı çalışan Av. Cansu Şirin gibi bir izmir boşanma avukatı ile görüşmek, dosyanın hangi gerekçeyle ve hangi belgelerle mahkemeye taşınacağının belirlenmesinde yol gösterici olabilir.
Ankara Detay, Ankara ve çevresinden güncel haberleri tarafsız, hızlı ve güvenilir bir şekilde okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Siyaset, ekonomi, spor ve yerel gelişmeleri anlık olarak takip etmenizi sağlar.
Yorum Yap