İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “Dijital Egemenlik Ekseninde 2. İletişim Şûrası ve Türkiye’nin Yeni İletişim Vizyonu” başlıklı makalesinde yeni iletişim stratejilerini ve şûra sonuçlarını paylaştı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’nin yeni iletişim vizyonunu ve dijital egemenlik ekseninde şekillenen 2. İletişim Şûrası’nın sonuçlarını içeren bir makale kaleme aldı. Makalede, medya teknolojilerinin hayatın her alanındaki etkisi ve bu çağın ‘iletişim yüzyılı’ olarak tanımlanması vurgulandı. Duran, dijital egemenlik ve algoritmik yönlendirme ekseninde gelişen tekno-kapitalizmin iletişim ve medya alanında köklü dönüşümlere yol açtığını belirtti.
Günümüzde derin sahte içerikler, filtre balonları ve yankı odaları aracılığıyla gerçeğin yeniden inşa edildiği bir dönemden geçildiğine dikkat çekildi. Bu durumun, uluslararası sistemdeki kriz ve kurumların aşınmasıyla birleştiğinde tarihî bir kırılma yarattığı ifade edildi. İletişim Başkanlığı’nın, bu zorluklara karşı Türkiye’nin iletişim stratejisini güncellemek ve yol haritasını belirlemek amacıyla 28-29 Temmuz tarihlerinde 2. İletişim Şûrası’nı düzenlediği aktarıldı.
Şûra kapsamında yapılan istişarelerle Türkiye’nin iletişim vizyonunun ‘Türkiye Yüzyılı, İletişim Yüzyılı’ mottosuyla küresel gündemi şekillendiren bir konuma gelmesinin hedeflendiği belirtildi. Ayrıca, iletişim alanındaki kurumsal kapasitenin artırılması ve dezenformasyonla mücadele edilmesi temel hedefler arasında yer aldı. Yapay zekâ çağında dezenformasyonun bir ‘caydırıcı güç’ haline geldiği ve bu mücadelenin ulusal güvenlik meselesi olduğu vurgulandı.
23 yıl aradan sonra düzenlenen 2. İletişim Şûrası’nın hazırlık çalışmalarına 2025 yılında başlandığı ve 425 iletişim uzmanının katılımıyla fikirsel altyapısının oluşturulduğu aktarıldı. Şûra, kamu kurumlarından üniversitelere, medya kuruluşlarından sivil toplum ve özel sektöre kadar geniş bir paydaş kitlesini bir araya getirdi. 16 farklı çalışma grubunda stratejik iletişim, yapay zekâ, dezenformasyonla mücadele, kamu diplomasisi gibi birçok başlıkta analizler ve çözüm önerileri geliştirildi.
28-29 Temmuz 2026’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen Şûra’da, çalıştay raporları panellerle paylaşıldı ve ilgili kitaplar okurlarla buluşturuldu. Şûra Sonuç Bildirgesi’nin, Türkiye’nin 21. yüzyılda izleyeceği iletişim rotasını kurumsal, eğitimsel, yasal ve stratejik olmak üzere 4 ana eksende belirlediği ifade edildi. Bildirge, Türkiye’nin ‘hakikat, güven ve etki’ üçgeninde proaktif bir iletişim modeline geçiş yaptığını ilan etti.
Bildirgede stratejik iletişim, siyasal iletişim, kamu diplomasisi, gazetecilik ve dezenformasyonla mücadele, halkla ilişkiler, dijital dönüşüm, kriz iletişimi, iletişim eğitimi, sinema ve dizi yapımları ile dijitalleşme gibi çeşitli alanlarda özet fikirler, tespitler ve teklifler yer aldı. Stratejik iletişimde kriz dönemleri için ortak bir çalışma grubunun yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi, yapay zekâ teknolojilerinden güvenli yararlanılması ve uluslararası öğrencilerin iletişim elçisi olarak konumlandırılması gibi öneriler sunuldu. Siyasal iletişimde veriye dayalı çalışma, sosyolojik değişimlerin dikkate alınması ve dijital risklere karşı proaktif tedbirler alınması gerektiği vurgulandı.
Kamu diplomasisi alanında etki odaklı ve ağ temelli tasarımlar, uluslararası yayıncılık potansiyelinin geliştirilmesi ve yumuşak güç unsurlarının çok dilli anlatı stratejileriyle ele alınması öngörüldü. Gazetecilik ve dezenformasyonla mücadele başlığında ise medya mensuplarının eğitimlerle farkındalığının artırılması, yapay zekânın sorumlu kullanımı ve yerli yapay zekâ teknolojilerini destekleyecek bir veri tabanı oluşturulması gerektiği belirtildi. Ayrıca, dijital afet senaryolarının hazırlanması, gazetecilik ilkelerine uyumlu haber üretimi ve serbest medya çalışanlarının hukuki statüsünün düzenlenmesi gibi konular ele alındı.
Halkla ilişkilerde mesleki terminolojinin standartlaştırılması, dijital dönüşüm ve yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaştırılması ancak insan odaklı iletişimin korunması gerektiği ifade edildi. Dijitalleşme sürecinde bütüncül bir ulusal strateji, iletişim hukukunun güncellenmesi ve ‘unutulma hakkı’nın yasal çerçeveye kavuşturulması gerektiği belirtildi. Kriz iletişiminde afet ve kriz dönemlerindeki resmi bilgilendirme süreçlerinde TAMP İletişim Grubu’nun rolünün güçlendirilmesi, afet yayıncılığı standardının güncellenmesi ve linç kültürü ile manipülasyonlara karşı önlemler alınması gerektiği vurgulandı.
İletişim eğitimi alanında staj programlarının yaygınlaştırılması, müfredatların dijitalleşmeye göre güncellenmesi ve medya okuryazarlığının zorunlu ders haline getirilmesi önerildi. Sinema, dizi ve film alanında ise değişen koşullara uygun politikalar geliştirilmesi, ulusal sinema platformlarının artırılması ve yerli değerleri esas alan yapımların teşvik edilmesi gerektiği belirtildi. Türkiye’nin içerik üretim gücünü artırmak amacıyla büyük dizi ve film platolarının kurulması ve bu platoların bölge turizmine katkı sağlaması hedefleniyor.
Son olarak, 2. İletişim Şûrası Sonuç Bildirgesi’nin ‘Türkiye Yüzyılı, İletişim Yüzyılı’ mottosunun hayata geçirilmesinde bir rehber niteliği taşıdığı ve Türkiye’nin iletişimde ‘hakikat eksenli’ yeni paradigmasının teorik ve operasyonel araçlarını ortaya koyduğu ifade edildi. Çağın anlam kaybına karşı verilen mücadelenin önemli bir ayağı olarak görülen şûranın, nitelikli bir medya ekosistemi inşa etmeyi ve küresel düzlemde hakikatin sesi olmayı hedeflediği belirtildi.
Ankara Detay, Ankara ve çevresinden güncel haberleri tarafsız, hızlı ve güvenilir bir şekilde okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Siyaset, ekonomi, spor ve yerel gelişmeleri anlık olarak takip etmenizi sağlar.
Yorum Yap