Güneydoğu Anadolu’dan ilk 3 ayda 164 ülkeye 1 milyar dolara yakın hububat ihracatı yapıldı. Ayçiçeği tohumu yağı liderliği ele alırken, Afrika ve Amerika pazarlarında büyüme dikkat çekti.
Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) tarafından açıklanan verilere göre, bu yılın ilk üç ayında 164 ülkeye ve serbest bölgeye toplam 1 milyon 79 bin 887 ton ürün gönderildi. Bu ihracat karşılığında 871 milyon 282 bin dolar gelir elde edildi.
Söz konusu dönemde en fazla satış yapılan ve geçen yılın aynı dönemine kıyasla en yüksek artışı gösteren ürün kategorisi ayçiçeği tohumu yağı oldu. Bu gelişme, sektördeki çeşitliliğin ve talebin artışını gösteriyor.
Orta Doğu’ya yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemindeki 430 milyon 286 bin dolarlık seviyesinden bu yıl 340 milyon 701 bin dolara geriledi. Bu düşüşün temel nedeni olarak bölgedeki savaşlar gösteriliyor.
Buna karşılık, Afrika ülkelerine yapılan ihracat yüzde 20,9, Amerika kıtası ülkelerine yapılan ihracat ise yüzde 22,9 oranında artış kaydetti. Bu durum, ihracatçıların yeni pazarlara yöneldiğini ortaya koyuyor.
En fazla ihracat gerçekleştirilen ülke 192 milyon 774 bin dolarla Irak olarak kaydedildi. Irak, bölgedeki önemli bir pazar konumunu koruyor.
Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji ve lojistik dengelerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki artan riskler ve enerji arz güvenliğindeki belirsizliklerin, Türkiye’nin lojistik merkez olma potansiyelini güçlendirdiğini vurguladı.
Kadooğlu, küresel tarım piyasalarında ihracatçılar üzerinde baskı oluşturan unsurların bir süre daha devam etmesini beklediklerini ifade etti. Karadeniz havzasındaki güçlü üretim beklentileriyle birlikte fiyat odaklı rekabetin artacağı bir döneme girildiğini söyledi.
Bu durumun özellikle buğday unu, makarna ve ayçiçeği yağı gibi temel ürünlerde daha belirleyici olacağını öngören Kadooğlu, enerji, gübre ve lojistik maliyetlerindeki artışların üretim maliyetlerini etkilediğini dile getirdi. Bu artışların sadece ihracat fiyatlarını değil, aynı zamanda ticaretin yapısını, risk iştahını ve pazar tercihlerini de doğrudan etkilediğini belirtti.
Kadooğlu, mevcut dönemi yalnızca jeopolitik bir kırılma olarak değil; fiyatlama davranışlarından tedarik zincirlerine, rekabet dengelerinden üretim planlamasına kadar uzanan çok katmanlı bir dönüşüm süreci olarak değerlendirmek gerektiğini sözlerine ekledi.
Ankara Detay, Ankara ve çevresinden güncel haberleri tarafsız, hızlı ve güvenilir bir şekilde okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Siyaset, ekonomi, spor ve yerel gelişmeleri anlık olarak takip etmenizi sağlar.
Yorum Yap